Reklam

20 metrekarelik hastane odasında o müjdeli haberi bekliyorlar

9 yaşındaki Yusuf Eren Dayan ve Dr. Mahmut Sami Akıllı, pandeminin gölgesinde umut içerisinde kalp nakli bekleyen yüzlerce kişiden sadece ikisi. 20 metrekarelik hastane odasında o müjdeli haberi bekliyorlar: “Bağışlıyoruz; biz yitirdik, onlar yaşasın...”

20 metrekarelik hastane odasında o müjdeli haberi bekliyorlar
19 Ocak 2021 - 08:00

Ankara ’da mevsimlik işçi bir babanın çocuğu olan 9 yaşındaki Yusuf Eren Dayan’a doktoru Prof. Dr. Ümit Kervan, 4 yıl önce kalp nakline kadar yaşayabilmesi için yapay kalp cihazı takmış. Ancak geçen yıl cihaz çevresinde enfeksiyon oluşunca Kervan, Yusuf Eren’in uygun kalp bulunana kadar hastanede kalmasına karar vermiş. Baba çalışmaya gittiğinden büyük oğul Efecan’ı bırakacak yer bulamamış. Durumu öğrenen Prof. Dr. Kervan, anne Arzu Dayan’a, “Efecan’ı da getir sizi daha büyük bir odaya alalım, birlikte kalın” demiş. Çocukların eğitimlerini aksatmamaları için internet ve bilgisayar sorunları da çözülmüş. Böylece Dayan ailesinin yeni adresi, Ankara Şehir Hastanesi’nin 20 metrekarelik hastane odası olmuş. Dayan ailesi her gün yeni bir umutla ‘Aranan bağış geldi’ haberini ve babalarına sarılacakları o günü bekliyor.

200 GÜNÜ GEÇTİ

Türkiye’nin kalp ve akciğer naklini birlikte yapabilen iki merkezinden biri olan Bilkent Şehir Hastanesi’nin Organ Bağışı ve Nakil Merkezi koridorundaki bir başka odada Dr. Mahmut Sami Akıllı yatıyor. 1986’da Kahramanmaraş’ın dağlık bir köyünde yedinci çocuk olarak dünyaya gelen Akıllı’nın kaderi ilk okuldan sonra kazandığı Kahramanmaraş Anadolu Lisesi’yle (o dönem ortaokul) değişmiş. Babası oğlunu okutmak için merkeze göç ederken inşaat işçisi olarak çalışmaya başlamış. Akıllı da ortaokulun ardından bu kez Fen Lisesi sınavını, sonrasında da Hacettepe Tıp Fakültesini kazanmış. Babasının istediği üzerine mühendislik yerine tıp fakültesi yazan Akıllı, hastalığını staja başladığı yıl, 4. sınıf öğrencisiyken kendisi fark etmiş. Akıllı, “Steteskopu eline alan her öğrenci önce kendi kalbini dinler, ben de öyle yaptım ve ‘Aaaaa üfürüm’ dedim. Herkes başıma toplandı, bir dizi tetkik yapıldı. Hocalarımız, ‘Dikkatli ol, düşmen, bayılman olursa gel’ dediler. Bu süreçte evlendim, 2012’de ilk kızım Meryem doğdu ve ardından ilk kalp pili takıldı. Bir yıl her şey yolunda gitti. Sonrasında 2017’de ikinci kızım Sevde Betül doğdu, benim için ‘ihtiyarvari’ denilebilecek bir yaşam başladı. 2019’da ikinci kez pil değiştirildi. Geçen yıl Mayıs’ta geçirdiğim hafif enfeksiyonun ardından kötüleştim ve temmuzda konsey kararıyla acil nakil listesine alınarak hastaneye yatırıldım” diyerek özetledi durumunu.

'BU YAŞAMLARA UMUT OLUN'

Her iki hastanın da doktoru Prof. Ümit Kervan, “Ölüm de hayatın bir gerçeği” diyerek yakınlarını yitirenlere, “Bu yaşamlara umut olun” çağrısı yaptı. İspanya’da 1 milyon nüfusa karşı 50 organ bağışı yapıldığını anlatan Prof. Dr. Ümit Kervan, “Bizde ölüden bağışta milyon başına 4 ila 5 bağış oluyor. Yılda 2 bin ila 2 bin 500 beyin ölümü tespitine rağmen ailelerin yüzde 25’i bağışta bulunuyor. Bunlardan da sadece yaklaşık 70 tanesi kalp nakline uygun oluyor. Ama canlıdan bağışta böbrek, karaciğerde dünya birincisiyiz. Canlıyken gözümüz kapalı veriyor, cansızdan veremiyoruz. Allah kimseye beklenmedik ölüm vermesin ama ölüm de hayatın gerçeği” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum