CHP'li Bakan'dan performans çıkışı: İzmir 1 numara, Tunç Soyer 1 numaradır!

CHP İzmir Milletvekili Bakan, Büyükşehir Belediyesi’nin koronavirüs salgınıyla mücadele edilen dönemdeki performansını değerlendirirken iddialı bir çıkışa imza attı ve “Rutin işleri yapmak maharet değil. Siz normal koşullarda vergi toplarsınız, vergilerden pay alırsınız belediyecilik yaparsınız ama maharet kriz döneminde, para yokken belediyecilik yapmaktır. Türkiye’de kriz yöneticiliğini yapan Tunç Soyer’dir, nokta! Herkes bunu kabul etmeli. İzmir 1 numara, Tunç Soyer 1 numara!” dedi.

CHP'li Bakan'dan performans çıkışı: İzmir 1 numara, Tunç Soyer 1 numaradır!
18 Nisan 2020 - 21:16

EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Murat Bakan, Egedesonsöz canlı yayınına katıldı ve Fatih Yapar’ın sorularını yanıtladı. Koronavirüs salgınıyla mücadele edilen dönemde açıklamalar yapan İzmirli Vekil Bakan önemli mesajlar verdi. AK Partili Hamza Dağ ve Atilla Kaya’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i hedef alan çıkışlarını değerlendiren Vekil Bakan, kentin tüm siyasilerine çağrıda bulundu.

Ceza infaz yasasının ve sağlıkta şiddet kanunun düzenlenmesi ve kabul edilmelerine dair yorum yapan Bakan, Türkiye Millet Meclisi’ndeki (TBMM) oylamalarına CHP adına İzmir’den katılan tek isim olması ve diğer vekillerin sosyal medyada eleştirilerin hedefine oturması için de açıklamalar yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin salgınla mücadele sürecindeki performansını değerlendiren Bakan, iddialı bir çıkışa imza attı ve “İzmir, Tunç Soyer Türkiye’de 1 numara, nokta!” dedi.

BU YASA ERDOĞAN CEZAEVİNDEYKEN ÇIKSAYDI DIŞARI ÇIKAMIYORDU!
Ceza infaz düzenlemesine değinen Bakan, “İktidar, ‘90 bin kişi dışarı çıkacak’ diyor. Bunun tam sayısını bilmek olanaksız. Tek tek dosyalar var. Belki 100 bin belki 80 bin olacak. Şu an bulunan 300 bin hükümlünün 3’te 1’i boşalıyor demek. Bu durum af yasası niteliğindedir. Anayasa af yasası için mecliste 5’te 3 çoğunluk arıyor. Siz nitelikli çoğunlukla af yasası çıkarabilirsiniz. Şu an iktidar olan ve onun yancısı olan parti bir araya geliyor, bu yasayı çıkarıyor. Önceden, ‘devlet kendisine karşı işlenen suçu affedebilir ama vatandaşa karşı işlenen suçu affedemez’ deniyordu. Ne doldu? Devlet kendine karşı işlenen suçu affetmedi ama vatandaşa karşı işlenenler affedildi. Bunlar infaz yasası kapsamına girdi. Bir gazeteci haber yaptı, tweet attı, muhalif olduğu ve iktidarın kendine muhalifleri terörist görme alışkanlığı olduğu için af kapsamına girmedi. Cumhurbaşkanına hakaret mesela girmedi! Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Murat Ağırel gibi gazeteciler için MİT’e karşı suç işledi dediler. Ölene, şehit olana karşı suç olmaz. MİT görevlisi hayatta olsa gizliliği söz konusu olur ama şehit olan görevlinin gizliliği olur mu? Devlete nasıl zararı olur? Bir haber sonuçta! Gerçek suçlar kapsamda siyasal suçlar ise değil! Terör dediğiniz şey çok geniş bir alanı kapsar. Örneğin iktidar referandumda ‘hayır’ diyenlere terörist dedi. Bunun ayrımı terörde şiddet unsuruna bakacaksınız. Gazeteciyi terör suçu kapsamına alıyorsunuz, şiddet var mı? Yok. Kalemini kullanmış. Siz kalem kullanan ile silah kullananı ayırıyor olmalısınız. Bu infaz yasası Erdoğan cezaevindeyken çıksaydı Erdoğan cezaevinden çıkamıyordu. Bizim milletvekilimiz Mehmet Ali Çelebi Ergenekon’dan cezaevindeyken çıksaydı o dışarı çıkamıyordu. İlker Başbuğ çıkamıyordu. Böyle bir yasadan bahsediyoruz. İktidar değiştiğinde terör suçu değişiyor. Gezi davası terör suçu olur ama bize göre değildir. Ben geziye katıldım” açıklamasında bulundu.

ARKADAŞLARIM ADINA ORADAYDIM, İZMİR’İ HAKKIYLA TEMSİL ETTİM!
Oylamaya katılmayan CHP’li vekillerin eleştirilmesi hakkında konuşan Bakan, “Meclis 600 vekille çalışacak fiziki imkanlara sahip değil. 300 kişiyle çalıştık, bende koronavirüs çıkarsa hepsinde çıkar herhalde. Grup başkanvekillerimiz komisyonda görevi bulunan arkadaşlar, Ankara’da bulunan milletvekillerimizin katılmasını önerdi. Diğer arkadaşlar bölgelerinde çalışmalarını yapsın dediler. Biz af kanunuyla ilgili her maddede muhalefet yapmışız. 18 saat arkadaşlarımız çalışmış. Biz anayasa görüşmelerinde gösterdiğimiz direnci göstermişiz. Ben İzmir’deki tüm arkadaşlarımı temsilen katıldım. Hepsinin bilgisi vardı. Yaşları yüksek olan, risk grubunda olanlar var. Benim riskim ile Kani ağabeyin riski aynı değil. Onlar da burada ellerinden geleni yapıyorlar. Tüm arkadaşlarım adına tüm görüşmelere eksiksiz katıldım. Meclis kürsüsünden de konuşma yaptım. CHP İzmir örgütünü hakkıyla temsil ettiğime inanıyorum. Mahir Polat arkadaşımız da gelmişti. Ama ciddi bir ameliyat geçirdiği için uzun süre genel kurulda kalamıyor” açıklamasını yaptı.

ARZU ETTİĞİMİZİN GERİSİNDE AMA KABUL OYU VERDİK, BU DA BİR AŞAMADIR!
Sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleşen şiddet eylemlerinde yüzde 50 ceza artışının kabul edilmesine ilişkin konuşan Bakan, “Sağlıkta şiddet yasasını biz getirdik, reddettiler, sonra kamuoyunda tepkiler oluştu. İstediğimiz gibi olmadı ama kabul oyu verdik. Cezaları yüzde 50 oranında arttırmak bir aşamadır. Yine kendi istedikleri gibi getirdiler, eksiklikler var. Bizim açımızdan pozitiftir, olumlu oy verdik, ancak arzu ettiğimiz, amaçladığımızın gerisindedir” dedi.  

YAVAŞ, İMAMOĞLU, SOYER AK PARTİLİ OLSAYDI BUNLAR YAŞANIR MIYDI?
İktidarın CHP’li büyükşehir belediyelerinin yardım kampanyalarına engel olduğu yönündeki hakim görüş kamuoyunda tartışılırken Bakan da konuyla ilgili açıklama yaptı. Bakan, “Kamu yönetimi konusunda bir cehalet içinde olanlar belediye ve devleti ayrı görebilir. Ama devlet ve belediye aynı organizasyon içindedir. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri ile Mersin, Adana, Antalya’yı yani 11 büyükşehir belediyesini CHP almasaydı böyle bir sorun yaşanır mıydı? Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Tunç Soyer AK Partili bir belediye başkanı olsaydı, ‘durun kardeşim merkezi yönetim var, yerel yönetime ne oluyor?’ denir miydi? Hayır. İktidar, ‘ben çözerim’ diyor. Burada bakış açısı sıkıntılı. Süreç bundan dolayı sıkıntıya giriyor. Ben meclis üyeliği de yaptım. Belediyeler elbette bağış alabilir. Ayrıca ‘Büyükşehir İzmir’de CHP’lilere yardım ediyor’ diye bir söylem var. Demek ki büyükşehir çok başarılı ve iyi bir iş yapıyor. Her yere yardım gidiyor, gitmiyor deniyorsa demek insanlar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden erzak bekliyor. O kadar başarılı demek ki! Bana da telefonlar geliyor. Ben de kaymakamlıkları arıyorum. Aynı zamanda erzakla ilgili talep gelince de Büyükşehir Belediyesi’ni arıyorum. Hamza Dağ ve Atilla Kaya ile mecliste çalışıyoruz. Karşıt değiliz. Hangisi Büyükşehir Belediyesi’ne bir şey iletmiş de ulaştıramamış. Onlar Ankara için bize iletin yardımcı olalım diyorlar, burada da biz iktidarız söylesinler yardım edelim. Hangi muhtaç insan varsa o erzak paketlerini göndermek bizim görevimiz. Biz de koliler yaptık, kime gideceğini bilmeden! İnsanız hata olabilir, iletsinler, hemen toplanalım çözelim, sıkıntı yok” açıklamasında bulundu.

TÜM VEKİLLERE TOPLANTI ÇAĞRISI!
Konuşmasının bu bölümünde İzmir’deki siyasilere seslenen Bakan, “Tüm vekiller bir araya gelelim. Buradan çağrı yapıyorum. Bir arada istişare edelim, eksikleri çözelim. Siyaset yapmayalım. Burada AK Partisi, CHP, Cumhur İttifakı, Millet İttifakı yok. Hep beraber İzmir’de her evde çorba kaynasın diyelim ve eksikleri çözelim. Asla art niyet olduğunu düşünmüyorum. Maskematik uygulamasından otobüslerde seyrek oturma düzenine kadar her işin öncüsü Tunç Soyer! Reklam diyorlar. Büyükşehir belediye başkanının reklama ihtiyacı var mı? Cumhurbaşkanı amblemiyle de gidiyor, cumhurbaşkanının reklamı mı oluyor? O da eleştirildi. Ev ev erzak paketi dağıtan insanları onlar, onları alkışlamak lazım. Bu kadar hizmet var, olumlu bir şey duymadım. Bir kişi de çıksın İzmir Büyükşehir Belediyesi kriz belediyeciliği yapıyor, takdir ediyoruz desin. Hiç takdir etmiyorlar. Biz sağlık bakanının olumlu şeylerini söylüyoruz. Partizan gözlükle her şeyi eleştirmek doğru değil” ifadelerini kullandı.

MHP’Lİ ŞAHİN’E İSİM VERMEDEN SERT GÖNDERME: YANCI PARTİNİN İL BAŞKANI MUHALEFETE MUHALEFET YAPIYOR!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in koronavirüs vakalarıyla ilgili eline net bir bilgi gelmediğini söylemesine ayrı bir parantez açan Bakan, “Bizim sağlık bakanlığının verdiği rakamların manipüle edildiği yönünde şüphemiz var. Hadi manipüle olmasın belediye başkanı il sağlık müdürünü arayıp rakam mı isteyecek? Yancı partinin il başkanı, ‘Yahu istedin de sana vermediler mi?’ demiş. Muhalefet iktidara muhalefet eder, burada muhalefet muhalefete muhalefet ediyor. Ben bunu ilk defa İzmir’de görüyorum. Kardeşim sen iktidar değilsin bakanın yok! Dön de iktidarın bir yanlışına yanlış de! Sağlık müdürünü aramak büyükşehir belediye başkanının görevi mi? Yalnız şunu söylemek istiyorum;  İzmir Valisi ve İzmir Emniyet Müdürüyle bugüne kadar iş birliğinin yapılması gereken noktada hiç sıkıntı yaşamadım. Büyükşehir belediye başkanının da sıkıntı yaşamadığını biliyorum. Aslında devlet organizasyonuyla sıkıntımız yok. Sağlık bakanlığıyla ilgili bir durum varsa il müdürü çözer onları” açıklamasını yaptı.

İZMİR 1 NUMARA, TUNÇ SOYER 1 NUMARA!
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin salgınla mücadeledeki performansına değinen Bakan, “Tüm Türkiye’de CHP’li belediye başkanları olmak üzere hepsinin en başarılısı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve Başkan Tunç Soyer’i görüyorum. Özellikle şu kriz sürecinde… Rutin işleri yapmak maharet değil. Siz normal koşullarda vergi toplarsınız, vergilerden pay alırsınız belediyecilik yaparsınız ama maharet kriz döneminde, para yokken belediyecilik yapmaktır. Türkiye’de kriz yöneticiliğini yapan Tunç Soyer’dir, nokta! Herkes bunu kabul etmeli. Türkiye kamuoyunda çok anlatılıyor mu? Orada eksik var, sanki medyada yer bulma konusunda İzmir biraz şanssız. Ben objektif olarak bakıyorum; İzmir 1 numara, Tunç Soyer 1 numara!” dedi.

İZMİRLİLERİ HALKIN BAKKALINI KULLANMAYA ÇAĞIRIYORUM!
İzmirlilere de seslenen Bakan, “Enseyi karartmayacağız. Umutlu olacağız. Herkesi halkın bakkalına destek olmaya çağırıyorum. Var olan yok olanla paylaşsın. Bugünleri böyle aşarız. Kim ne kadar varsa destek olsun ve herkesin evinde kazanı kaynasın” ifadelerini kullandı. 


Bu haber 4096 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum