Reklam

'Agamemnon' tartışmaları meclis'e taşındı: Cumhur İttifakı meclisi terk etti

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda da gündeme gelen ‘Agamemnon’ tartışmaları meclisi gerdi. AK Parti Grubu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Kıbrıs’a ilişkin sözlerini hatırlatarak bazı ifadelerin üzerine yapıştığını belirtti ve Başkan Soyer’i özeleştiri yapmaya davet etti. Agamemnon tartışmaları, Başkan Soyer’in kendini savunduğu esnada daha da büyüyerek kavgaya dönüştü. Başkan Soyer’in AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin paylaşımını okumasıyla AK Parti sıralarından yükselen itirazlar ve sonrasında yaşananların ardından Cumhur İttifakı Grubu meclis salonunu terk etti.

'Agamemnon' tartışmaları meclis'e taşındı: Cumhur İttifakı meclisi terk etti
12 Ocak 2021 - 07:18

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı Olağan Meclis Toplantısı birinci bileşimi Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in idaresinde gerçekleştirildi. Mecliste, pandemi nedeniyle hizmet veremeyen işletmeler, Uzundere konutlarında kalan depremzedeler ve Gültepe kentsel dönüşüm planlarına ilişkin önemli kararlar alındı.

Gündem dışı konuşmalara kadar sakin geçen mecliste, gündem dışı konuşmalarda Pasaport İskelesi’nde geçici olarak faaliyet gösteren yüzer iskelede Yunan mitolojik krallarından Agamemnon’un adının olması konusu mecliste ipleri gerdi.

Gerginliğin sonunda Cumhur İttifakı grubu meclis salonunu terk etti.

DENETİM KOMİSYONU ÜYELERİ SEÇİLDİ

İZSU olağanüstü toplantısının hemen ardından Büyükşehir Belediyesi oturumuna geçildi. Oturumda, Denetim Komisyonu üyeleri seçildi. Komisyona CHP grubu Bülent Sözüpek, Yeşim Tekoğlu, İbrahim Ulaş Polat önerirken AK Parti grubundan önerilen isim Fikret Mısırlı oldu.

Denetim Komisyonu üyeleri seçilmeden önce söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, dört kişiden oluşan komisyon üye sayısının beşe çıkarılmasını önerdi. Hızal, önceki dönemlerde komisyon üye sayısının beş olduğunu ifade etti ve “Bu sayının yine beşe çıkarılması mümkün ve biz üye sayısının beşe çıkarılmasını öneriyoruz” dedi.

Hızal’ın konuşmasının ardından söz alan Özuslu, “Denetim Komisyonu üye seçimi konusu belediye kanununda ve belediye meclisleri yönetmeliğinde açıkça ifade edilmiştir. ‘Denetim Komisyonu 3-4 ve 5 kişiden oluşur’ der. Bunu meclisin takdirine bırakmış. Biz geçen yıllarda yaptığımız toplantılarda komisyonunun dört olmasına karar vermiştik. Biz bu yılki komisyon üye sayısının da 4 olması gerektiğini düşünüyoruz. Beş olsa bile CHP’den 3, AK Parti’den 1 kişi olabilmektedir. Üye sayısının 5 olması durumunda da 3’e 1 kuralı değişmeyecektir” diye konuştu.

Gizli oylamayla yapılan seçim sonucunda Denetim Komisyona CHP grubundan Bülent Sözüpek, Yeşim Tekoğlu, İbrahim Ulaş Polat, AK Parti grubundan ise Fikret Mısırlı seçildi.

DEPREMZEDELERE ÜCRETSİZ İNTERNET SAĞLANACAK

Oturumda, 20 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremde evleri yıkılan ve belediye mülkiyetinde bulunan Uzundere konutlarına yerleştirilen depremzedelere, “Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Bilgi Ağları Şube Müdürlüğünce geçici olarak ikametgâh eden depremzede vatandaşlarımızın internet ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla internet altyapılarının oluşturularak bedelsiz internet hizmeti verilebilmesinin; “Doğal afet nedeniyle 1 yıl süre ile depremzedelere bedelsiz tahsis edilen konutlarda yaşayan depremzedelerin özellikle Covid-19 önlemleri kapsamında EBA’ya ulaşmaları bir zorunluluk olduğundan…” ifadeleriyle yer alan gündem maddesine uyarınca ücretsiz internet hizmeti sunulmasına oy birliği ile karar verildi.

GÜLTEPE PLANLARININ ÖNÜNDEKİ ENGEL KALKTI

Meclis’te ayrıca İzmir’de kentsel dönüşümün simge isimlerinden olan Gültepe Mahallesi planları da görüşüldü. Gündem maddeleri arasında yer alan ve plana askı süresince planlara yapılan itirazların kabul edilmediği kamuoyuna duyuruldu. Bu şekilde Gültepe Planlarının önündeki engellerin tamamı kalkmış oldu.

ŞAHİN’DEN GREV UYARISI

Gündem dışı konuşmalarda söz alan MHP Grup Başkanvekili  Selahattin Şahin, ise İZBAN'da devam eden toplu iş sözleşmesi sürecine değindi. İZBAN’da çalışan bazı işçilerin belediye şirketlerinde çalışan diğer işçilere göre daha düşük ücret aldığını belirten Şahin, "İZBAN'da Demiryolu-İş sendikası var. Tahmine diyorum ki İZSU'nun 300 küsur çalışanı var. Toplu iş sözleşmesi 26 Kasım'da başladı. 20110 yılından bu yana maaşları ve sosyal yardımları, aynı iş kolunda hizmet gösteren Belediyenin diğer şirketlerinde çalışan kişiler arasında fark mevcuttur. İZBAN'da görev alan kişilerin maaşları belediyede aynı işi yapan diğer kişilere göre yüzde 60 eksik, sosyal yardımları ise yüzde 700'e varan eksi ücret farkları vardır. 2017 yılından bu yana 4 dönem toplu iş sözleşmeleri yapılmıştır. Yapılan grevlerde İZBAN trenini kullanan 300 bin vatandaşımız günlerce mağdur olmuştur. Hem seçim meydanlarında, hem de göreve geldiğinden itibaren eşit işe eşit ücret ile kesini belirleyen Tunç Soyer'in işçi arkadaşlarımız arasında oluşan ücret adaletsizliğini sona erdirmesi gerekmektedir. Bu adaletsiz ücret politikasının devam etmesi halinde olası yeni bir grevde İzmirli hemşehrilerimiz zarar görecektir. Bu konunun zaman kaybetmeden sonuçlandırılmasını talep ederiz. Buradaki arkadaşlarımız grev yapmak istemiyorlar. Çünkü pandemi döneminde hem işçiler hem de vatandaşlar mağdur olacaklar" diye konuştu.

‘AGAMEMNON’ TARTIŞMALARI MECLİS’E TAŞINDI

Gündem dışı konuşmalarda söz alan AK Partili Meclis üyesi Hüsnü Boztepe dün İzmir siyasetine damgasını vuran Pasaport İskele’de geçici olarak faaliyet gösteren yüzen iskelenin üzerinde yazan Agamemnon ismi konusunu gündeme getirdi. Boztepe, bazı ifadelerin Başkan Soyer ile özdeşleştiğini ifade etti ve “Dün Twitter’da yalanınız batsın gibi bir açıklamanız oldu. Ok ağır bir cümle. Biz 20 aydır bu mecliste çalışıyoruz. Bugüne kadar hepimizin konuşmalarımızı yaparken haddimizi aşan cümlelerimiz olmuştur. Ama hiç kimse birbirine ‘Yalan söylüyorsun’ demedi. Evet 2017 yılında biz mitolojide yer alan bir isim oymuşuzdur. Bu ismin neden 2017 yılından olduğu zaman ve daha sonra sizlerin de açıkladığı ılıcalar, salon ve hamam var. Ama ne hikmetse işte bir şekilde olay birinin üstüne yapışıyor. Olaya buradan bakmak gerekiyor. Biz buradan bakmıyoruz. Ama sizin kullandığınız bazı sözcükler size yapıyor. Köy-Koop’tan örnek verelim. Bu konular konuşulurken biz size hiçbir zaman sizin için ‘yalan’ kelimesini kullanmadık ya da ‘Belediyeyi dolandırıyorsunuz’ demedik. Bu yüzden dün o Twitter’daki yalan mevzunu kim oraya attıysa aynen kendisine iade ediyorum” dedi.

“ÖZELEŞTİRİ YAPILMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

AK Partili Hızal ise, Boztepe’nin ifadelerine destek olarak Başkan Soyer’i özeleştiri yapmaya davet etti. İzmir ile ilgili birkaç konuya daha değinen Hızal şunları söyledi; “Bu şehirde birçok şey konuşuluyor. Hepimiz siyasetçiyiz. Sizler de takdir edersiniz ki siyasetçinin ağzından çıkan her cümle kamuoyu açısından önemlidir. Bu nedenle bir gündeme oluşturması gayet doğal. Biz AK Parti grubu olarak mümkün olduğu kadar hep İzmir’i konuşa kaygısı içinde olduk. Elbette ki bun yaparken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Tunç Soyer’i de eleştirdik. Ama onu kişilik olarak eleştirmedik. Aslında Hüsnü Bey güzel bir ifade kullandı. Burada sizler tarafından hatanın nerede yapıldığı konusunda bir özeleştiriş yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü 150 yıllık belediye tarihinde onlarca belediye başkanı gelmiş ve onlara böyle eleştiriler yapılmamış. Ne değişti e bu tarz eleştiriler yapılıyor? Biz bu eleştirileri yaparken hizmet odaklı birtakım faaliyetlerin içerisine girilmesi konusunda eleştiri yapıyoruz. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetle gündeme gelsin dedik. Bütçenin bilmem ne kadarlık kısmının yatırıma aktarıldığını söylemekle olmuyor. Çıkıyorsunuz trafik var, koku var. Peki bir açılışla gündeme e geliniyor mu, gelmiyor. Bir yatırımla gündeme geliyor mu? Hayır. Elimizde bir Narlıdere Metrosu var. Yapacaksınız elbet. Buca Metrosu için ne yaptınız? Hiç? Neyle gündeme geldik? Maalesef siz Sayın Başkan bir gün Kıbrıs ile ilgili bir açıklama yaptınız. Sonrasında Suriye’de yapılan operasyonla ilgili açıklama yaptınız. Yine talihsiz bir açıklamaydı bizim için. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kolonlarının boyanmasını eleştirdik. Çünkü o bina zaten sıkıntılı bir binaydı. Sonuç? Biz haklı mıyız? Evet. Yakın bir zamanda o bina ile ilgili bir açıklama yaptı Sayın Başkan. O binanın yıkılmasını ve orada sembolik bir başkanlık binası yapılması konulunda bir açıklama yaptı. Ve şu anki mevcut binanın meydanla alakalı bir kimlik tartışması oldu. Cevabı Mimarlar Odası verdi. Hiç kimse çıkıp ‘Sen ne diyorsun’ demediniz. Köy-Koop’u eleştiriyoruz ama yöneticilerini değil kurumsallığını eleştiriyoruz. Bugün Köy-Koop ile ilgili elime bir veri geçti. Köy-Koop Başkanı’nı Sayın Soyer’e bir girişimcilik ödülü verildi. Bununla ilgili yazılan basın bültenini İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmi basın danışmanı yazdı. Bu basın danışmanı Köy-Koop’un basın danışmanı mı? Bunu tabiki de eleştireceğiz. Biz elbet bunları eleştirip gündeme taşıyacağız.”

“YALANA ‘YALAN’ DERİZ”

AK Parti grubu tarafından yapılan eleştirilere yanıt veren CHP’li Özuslu, iskele ile ilgili yapılan eleştirilerin ‘yalan’ olduğunun altını çizerek, “Yaşadığımız bu süreçte Türkiye’de olup biten ne varsa İzmir’de de benzerlerinin yaşanması gayet doğal. Sanki siyasette üslup meselesini bu memlekette halletmiş gibiyiz. Sanki üslup konusunda değerli arkadaşlarımızın parti yetkilileri her konuda örnek gösterilecek bir üsluba sahipmişler gibi… Dolayısıyla oradan yola çıkarak Sayın Boztepe’nin söylediği ‘Yalanları iade ediyoruz’ ifadelerinin tutarlı yanı yok. Yalan olana yalan denir. Peki biz üzerimize atılan iftiraya cevap vermeyecek mi? Tabiki de ‘yalanınız batsın’ diyeceğiz. Çünkü yalandı. Asıl biz iade ediyoruz yalanınızı. Biz sadece İzmir’i ve İzmir meselelerini konuşmak istiyoruz bu mecliste” dedi.

“ÖZÜR BORÇLULAR”

TDK’ya göre ‘yalan’ kelimesinin tanımını yaparak sözlerine başlayan CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, “ Yalan iddiaları Agamemnon isminin sizin döneminizden önce yüzer iskeleye verilmesi ve bunun basın yoluyla gündeme gelmesiyle gündeme gelmiş. Bizim eleştirimiz AK Partili yetkililerin araştırmadan etmede sanki gerçekmiş gibi bu mevzuyu eleştirisi konusu yapması. AK Parti İl Başkanının yapması gereken şey gerekli araştırmaları yapmaktı. Bir diğer konu da neden Agamemnon ismine bu kadar takılınıyor? Biz birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve dünya kenti olmaya çalışan bir kentiz. Biz uygarlıklar kentiyiz ve bunlara sahip çıkmamız lazım. Neden bu kadar sığ yaklaşıyoruz konuya? Açık olmamız lazım. Esasında bir özür borçlu olduklarını düşünüyorum. Köy-Koop meselesine gelirsek… İddialar tamamen asılsızdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi basın departmanı bu konuya hiçbir şekilde dahil olmamıştır” diye konuştu.

SÖZ VERME KRİZİ YİNE GÜNDEME GELDİ

CHP’li meclis üyesi Murat Aydın’ın tartışmalar üzerinde yaptığı konuşmasının ardından söz hakkı isteyen AK Partili Hızal’a Başkan Soyer’in söz hakkı vermemesi iplerin yeniden gerilmesine neden oldu.

Tartışmaların ardından konuşan Hızal, “’Söz vermiyorum’ anlayışı bu mecliste çok tartışıldı ve yeniden tartışılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir burada bazı eleştiriler yapıyoruz ve bunları yaparken hiç kimseyi rencide etmiyoruz” dedi.

Başkan Soyer, Hızal’a cevaben, “Öyle zannediyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Soyer’in yanıtının ardından sözlerine devam eden Hızal, şunları söyledi; “Öyle zannetmiyoruz. Herhangi bir arkadaşımızın sizi rencide edecek hangi ifadesi var? Tutanakları çıkarsınlar. Elbette ki hatalarınızı söyleyeceğiz. Nerede demokrasi? Her zaman demokrasiden bahseden siz muhalefetin eleştirisini saldırı olarak algılıyorsunuz? Eleştirmek saldırı mıdır? Sayın Başkan bir kez daha söylüyorum. Ben ya da Cumhur İttifakı’ndan konuşan arkadaşlarımız konuşurken sözlerimizi sürekli kesiyorsunuz ama CHP’li arkadaşlarımıza bunu yapmıyorsunuz. Esasında bu meclisin bu tartışmalarla anılmasını biz de istemiyoruz. İzmir’i konuşmak istiyoruz. Ama Biz Büyükşehir Belediye Başkanını tabiki de eleştireceğiz. Sayın Soyer Seferihisar Belediye Başkanlığı yaptı. Bu anlamda bizim geçmişe dönük eleştiri yapmamız bugünkü söylemleri eleştirmemiz yalancılık mı oldu? Ben çıkıp ‘Siz yalnızca kağıt üzerinde yüzde 42 yatırım yapıyorsunuz. Halkı kandırıyorsunuz’ mu diyelim? Sayın Başkan siz 2020’de Buca metrosunun temelinin atılacağını söylediğinizde yalan mı söylediniz? Hayır. Eksik söylediniz. Biz bunu eleştirdik.”

“BU BİR YALAN, BU BİR İFTİRA”

Tüm konuşmaların ardından AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin konuya ilişkin paylaşımını okuyarak konuşmasına başlayan Başkan Soyer, paylaşımı okurken Özgür Hızal, şu an salonda olmayan birinden bahsediyorsunuz” diyerek Soyer’in konuşmasının arasına girdi.

Başkan Soyer ise araya girmelerin ardından “Susar mısınız” diyerek müdahalelere tepki gösterdi.

Başkan Soyer konuşmasını yapmaya çalışırken AK Parti ve CHP sıraları arasından sözlü atışma çıktı. Tartışmalar esnasında “Susar mısınız” uyarılarını yineleyen Başkan Soyer, “Aksi halde salondan dışarı çıkaracağım” diyerek uyarıda bulundu. Tartışmalar devam ederken Cumhur İttifakı grubu salonu terk etti.

Cumhur İttifakı’nın salonu terk etmesinin ardından kendini savunan Başkan Soyer şunları söyledi; “Ben bu meclisin başkanıyım. Bana atılan bir iftirayı paylaşacağım. İskeleyi ben yapmadım. Benim konuşmamı nasıl engellersiniz? Arzu ederseniz çıkabilirsiniz. Bu bir yalan, bu bir iftira. Bu iftirayı İzmirlilerin ve kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Bunu niye yapıyorlar bunu y-paylaşamam lazım. Bir siyasal partinin İzmir il başkanı böyle bir şey söylerse İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına. Bu mecliste Adalet ve Kalkınma Partisi’nin üyelerinin bana bir özür borcu olur. Ben onların da balkanıyım. Burada iftiraya uğrayan kişi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve meclis başkanı. Bunu hiçbir İzmirlinin içine sindirmemesi lazım. Bu paylaşımda ‘Onun fikri neyse zikri de odur! Diyerek bir algı yaratıyorlar. Bazı ifadelerin insanların üzerine yapıştığı söyleniyor. Benim bir şeyler söyleme hakkı yok mu? Acaba tahammülsüzlük iklimi yüzünden biz bu noktaya gelmiş olabilir miyiz? Bunlara tahammülsüzlük nasıl oldu bu topraklarda? Biz binlerce yıldır bu topraklarda bunlardan yüksünmedik. Agamemnon isminden neden rahatsız olunur. Memlekette nasıl bu kadar bir hoşnutsuzluk iklimi doğdu? Vazgeçmiyorlar. Hala Kıbrıs hala Pagos… Hepsinin bir zamanı ve o günkü koşullarında bir anlamı var. Algı operasyonu… Ondan sonra da samimiyetten bahsediyorlar. Bundan sonra yalana yalan diyeceğim. Bunun bu şehre zararı var. Eşrefpaşa Hastanesi satılacakmış. Pes! Bunu söyleyen de İzmir milletvekili. Nereden alıyorlar bu bilgiyi? Neye dayanarak söylüyorlar? Dedikodu üzerinden bir milletvekili sosyal medyada paylaşım yapar mı? Ne İzmir’e ne türkiye’ye bu siyaset üslubu yakışmıyor. Ama yalana yalan denmeli. Yoksa yalan büyüyor. Bunun yalan olduğunu bütün İzmir bilecek. O iskeleye ismi biz vermedik. Geçici iskele orada duruyor. İskele Pasaport İskelesi’dir. Bu kadar. Sözlenecek çok şey var. Kimyamız bozmaya çalışıyorlar. Biz İzmir için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. İncir çekirdeğini doldurmayacak konular için zaman harcıyoruz. Ama merak etmeyin moralimiz motivasyonumuz yerinde. İzmir için canla başla çalışmaya devam edeceğiz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum